Ağacın anlamı nedir? Ağaç sembolizmi

(0 oy) 0/5 50
Yorum Yaz


Binlerce yıl her türlü büyüsel uygulamaya konu olan ağaç, kavramı sürekli doğurganlıkla ilgili bir sembol olarak karşımıza çıkar. Sümerlilere kadar uzanan ağaç sembolü kutsal doğurganlığı sembolize edip Sümerlilere ait yazıtlarda görülen kutsal ağacın anlamı denildiğinde Tanrıça İstar’ı temsil ettiği vurgulanır.

Doğurganlık gücünü içinde gizlediği varsayılan kutsal ağaçlar; Keltler’de elma, Asurlular’da asma, nar, köknar, sedir ya da meşedir. Elmanın Afrodit’in sembolü olması gibi, şeftali de ana Tanrıçanın sembolüydü. Çin’de de durum farklı değildi ve şeftali ana Tanrıçanın bir biçimi olarak algılanırdı.

Bu düşüncenin sonucu olarak kadınlar anılan ağaçlardan kısırlıkları engellemeleri, gidermeleri ve doğumlara yardımcı olmaları için bir takım dualarda bulunurlardı. Örneğin karısının çocuğu olmamasını elma ağacı altında yatmamasına bağlayan bir Asya destanı olduğu gibi, kısır kadınların çocuk doğurabilmek için tek başlarına bir elma ağacının altında dua etmeleri veya yuvarlanmaları gerektiği inancı yaygındı. Anadolu’nun bazı yörelerinde kısır kadınların, gövdesinde delik olan bir ağacın içinden geçtiği, böylelikle çocukları olacağına inanılırdı.

Türklerde ağacın anlamı

İskitler ve Hunlarda bir kişi ilkbahar veya yaz aylarında ölmüşse, gömülmesi için yaprakların düştüğü ve ağaçların yenilenme periyoduna hazırlandıkları sonbahar beklenirdi; sonbaharda ölmüşse yaprakların çıkmaya başladığı ve çiçeklerin açtığı  ilkbahar beklenirdi.

Ural-Altay topluluklarında gök katları, yaşam ağacını temsil etmek üzere seçilen, kayın ağacından yapılma bir direk üzerine ya da bir kayın ağacının üzerine kertikler açılarak işlenir. Sibirya’da şamanın transa geçtiği çadırının ortasında da kayından yapılmış bir direk bulunur. Türkler akrabalık bağlarını gösteren isimlerde de  “kayın” sözcüğünü kullanırlar; kayın ata, kayın ana gibi.

Ağaç sembolik olarak evrenin üç tabakası olan gök, yeryüzü ve yer altı ile birleşir ve bu bağlantısını sürekli olarak muhafaza eder. Kökleriyle güç aldığı yeraltını, gövdesi ve alt dallarıyla yeryüzünü, üst dallarıyla da, ışığın geldiği yöne yükselerek gökle ilişkilidir. Günümüzde soy ağacı, aile kütüğü ya da nüfus kütüğü diye adlandırılan ağaçlar, aslında aile bireylerinin ana ve baba tarafından oluşan geçmişlerini tanımalarına ve başkalarına da tanıtmalarına ve kanıtlamalarına yardımcı olmaktadır. Onların unutulup silinmemelerini sağlar.

Tevrat’ta ağacın anlamı

Tevrat’ın Tekvin bölümünde anlatıldığına göre, Âdem’in yaratıldığı Aden cennetindeki iki ağaç diğerlerinden daha önemlidir. Bunlardan biri cennetin ortasındaki “yaşam ağacıdır” ki, Yahudilere göre meyvesi ölümsüzlüktür. Diğeri ise meyvesi bilgi ya da hakikat bilgisi olan, iyi ve kötüyü bilmeyi sağlayan “hakikat ağacıdır”. Bir süre sonra Bilgi Ağacına tırmanan bir yılan Havva’yı yasak meyveyi yemesi için kandırmıştır. Havva da bu meyveyi Âdem’le paylaştığı için ve böylece ikisi de cennetten kovulmuşlardır. Bu inanç sonraki büyük dinlerde de yaşar. İslam da ağaca kutsal bir anlam verir. Özellikle Sidret’ül- Münteha‘da olan ve dallarının bütün cenneti gölgelediğine inanılan Tuba ağacına büyük önem verilmektedir.

Hristiyanlıkta ağacın anlamı

Hristiyanlıkta ise hayat ağacı haçın prototipi olarak nitelenir. “İnsanlar onun sayesinde, yılanın ve ölümün üstesinden gelecektir.” Denilir. Hristiyanlıkta Noel Ağacı, adeta ölüme meydan okumayı sembolize eden, yapraklarını dökmeyen ağaçlardandır. Bilhassa ebedi ve yeni bir hayatın sembolü kabul edilen çam ağacının, noel dolayısıyla ışık ve çeşitli süslerle donatılır. İlk olarak MS 1605’te Almanlar tarafından kullanıldığı rivayet edilen Noel Ağacı oradan Fransa’ya ve diğer Hristiyan ülkelere yayılmıştır.

Sonuç

Dünya kültürlerinin pek çoğunda görülebilen ağaç kültü, insanlık ortak kültürünün önemli unsurlarından biridir. Ağaç, varlığının başlangıcı ve devamında hava, su ve toprak kadar önemli bir yere sahiptir. O, insanoğlunun inanç ve düşünce dünyasında, tenasül, beslenme, cennete girme, şifa, dilek ve kutsal varlıkla irtibat kurmada aracılık rolünü üstlenmiş; insanlık onu ilahi bir varlık olarak kabul edip onu neredeyse inanç ve uygulamalarının ana eksenine oturtmuştur. Dünya kültürlerinde ağaç, yağmur yağdırma, güneş açtırma, sürüleri ve sığırları çoğaltma, gebe kadınların kolayca doğumlarını sağlama gücüne sahip canlı bir varlık olarak düşünülmektedir.

Sonuç olarak insanoğlu var olduğundan beri ağaca büyük önem verilmiştir. Yapraklarını kaybeden, fakat her ilkbaharda yeniden yapraklanan ve çiçeklenen ağaçlar da sayısız defa tekrarlanan bu özellikleriyle, yeniden canlanmanın ve ölümsüzlüğün sembolleri olmuşlardır. Gerek ilkel kabileler gerekse ilahi dinler için ağaç genelde kainat olarak nitelendirilmiş ve hayatla ilişkilendirilmiştir. Bunun yanında hayatla ve yeniden dirilişle ilgili olduğu için olsa gerek kadının ve dolayısıyla doğurganlığın simgesi haline gelmiştir. (H.Aras-YLT)