8. Harika – Nemrut Dağı Gezi Rehberi

(0 oy) 0/5 46
Yorum Yaz


Kâhta ilçesinin sınırları içerisinde yer alan Nemrut Dağı Milli Parkı Adıyaman’a 43 km, Kâhta’ya 9 km mesafededir. Bu milli park, tarihi ve doğal değerler dikkate alınarak kurulmuştur. Nemrut Dağı ve çevresi, açık hava müzesi karakterinde olup, 11.12.1987 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır.

Milli Parkı alanına Karadut köyünden, Arsameia Ören Yeri’nden ve Malatya Belli Yayla mevkii tarafından olmak üzere üç yönden gidilmektedir. Milli parkın ana kaynak değerini, Nemrut Dağı’ndaki kültürel ve arkeolojik değerler oluşturur. Park alanı içerisinde MÖ I. ile MS I. yüzyıllar arasında bölgede hâkimiyet kuran Kommagene Krallığı dönemini yansıtan çok sayıda kültürel değer mevcuttur.

Nemrut Dağı’nın üzerindeki Kommagene kralı Antiochos’un tümülüsü ve dev heykelleri, Arsameia (Eskikale), Kâhta Yenikale, Karakuş Tümülüsü ve Cendere Köprüsü Milli Park içerisinde kalan başlıca kültürel değerlerdir.

Arsameia Ören Yeri 

Kommagene Krallığı’nın yazlık yönetim merkezi olan Arsameia, Kâhta ilçesine bağlı Kocahisar ile Damlacık köyleri arasında, Kâhta Çayı’nın (Nymphaios) doğusunda yer almaktadır. Merkez ilçeye 60 km, Kâhta ilçesine 25 km uzaklıktadır.

Güneydeki tören yolu üzerinde Apollon Mithras’ın ve Kommagene kralının kabartma heykeli bulunmaktadır.

Bunların üst kısmında soğuk hava deposu olarak kullanıldığı bilinen bir dehliz bulunmaktadır. Dehliz 10 m uzunluğunda merdivenle inilen, duvarı 6 m derinliğe dik olarak inen bir oda ile sonlanmaktadır. Buranın bir kült yeri olduğu sanılmaktadır.

Tören yolunun orta kısmında ise kayaya oyulmuş Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı bulunmuştur. Yazıtta Komagene Kralı I. Antiochos’un babası Mithradates Kallinikos’a (güzel yenen) ait bir kült yeri “hierothesion” yaptırdığı, burayı müşterek bir kültün icrası için büyüttüğü ve güzelleştirdiği anlatılmıştır. Yazıtta kutsal mezar yerinin Kâhta Çayı’nın (Nymphaios) kıyısındaki Arsameia’nın kenar semtinde bulunduğu belirtilmektedir. Böylece o zamana kadar bilinmeyen ve edebi metinlerde de adı geçmeyen bir kraliyet merkezinden ilk kez söz edilmektedir.

Yazıttan anlaşıldığı üzere Mithradates hayatta iken mezarının bulunduğu bu kutsal alanı düzenlemiş, oğlu I. Antiochos bu yeri daha da güzelleştirmiş, Antiochos ve babasının yüceltilmesi için rahipler görevlendirilmişti. Baba ve oğlunun doğum günleri, her ay kurbanlar ve şenliklerle tüm yurttaşlarca kutlanacak, şenliklerin giderleri de rahiplerin yönettikleri krallık mülkünden karşılanacaktı. Yazıtın bulunduğu yerin alt kısmında 158 m uzunluğunda, basamakla inilen, küçük bir oda ile sonlanan ve dini amaçla kullanılmış bir dehliz bulunmaktadır.

Yazıtın üst kısmındaki kayalık alanda Kral Antiochos ve Herakles’in tokalaşma (deksiosis) sahnesinin yer aldığı bir kabartma stel bulunmaktadır (Foto 25). Yüksekliği 3.34 m, genişliği 1.80 m ve kalınlığı 0.82 m, sert kristalli kireç taşından yapılmış olan stel, yüz üstü düşmüş olarak bulunmuş ve bu nedenle iyi korunmuştur.

Ören yeri, Nemrut Dağı Ören Yeri güzergahı üzerinde bulunduğu için buraya giden hemen hemen bütün ziyaretçiler tarafından görülmektedir. Bu özelliğinden dolayı Nemrut Destinasyonu’nun vazgeçilmez bir unsuru durumundadır.

Karakuş Tümülüsü

 Kâhta ilçesinin 10 km kuzeyinde bulunan anıt mezar Kommagene Kralı II. Mithrades tarafından annesi İsias, kızkardeşi Antiochis ile onun kızı adına yaptırılmıştır. Tümülüs güneyindeki sütun üzerinde 2.54 m yüksekliğindeki görkemli bir kartaldan dolayı Karakuş Tümülüsü olarak

anılmaktadır. Kuzeybatıdaki bir sütun başlığının tablasında (abaküs) II. Mithradates’in emriyle yapıldığı yazılmıştır. Doğu, batı ve güney yönlerde dörder sütun varken günümüzde doğuda iki, batıda ve güneyde birer sütun kalmıştır.

Doğu sütunun üstünde aslan ve kartal heykel kalıntıları, batıdaki sütunun üstünde selamlaşma steli vardır. Tümülüsün güney tarafında bulunan büyük çöküntü biçimli oyuk mezarın önceki devirlerde soyulduğunu göstermektedir. 1967 yılında tepeden bir sondajla tümülüsün içine girildiğinde mezarın içinin boşaltıldığı, ayrıca mezar odası yapımında kullanılan kesme taşların da söküldüğü görülmüştür. Bu taşların, hemen yakınındaki Cendere Köprüsü yapımında kullanıldığı sanılmaktadır.

Nemrut Dağı Milli Parkı’nın girişinde yer alan tümülüs, yol güzergahı üzerinde yer alması nedeniyle Nemrut Dağı’na gelen hemen hemen her ziyaretçi tarafından görülmektedir.

Kahta Yeni Kale

Adıyaman’a 60 km uzaklıkta, Kâhta ilçesinin 26 km kuzeyinde, Kocahisar köyünde bulunmaktadır. Eski Kâhta’daki Yeni Kale, yani Kâhta Çayı (Nymphaios) kıyısındaki Arsameia Kalesi önce Komagene krallarının yönetim merkezi olarak kullanılmıştır. Eski Kale’nin tören yolundaki duvar yazıtında I. Antiochos, atası Arsames’in bu tepe üzerinde kimsenin alamadığı bir kale yaptırıp ilave binalar ve restorasyonlar yaptırdığını belirtmektedir.

İlk yapılış tarihi Hititlere kadar giden kalenin bugünkü şekli Memluklular döneminden kalma olup, Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. Kalenin Urartu, Part, Kommagene, Roma, Sasani ve Arapların eline geçtiği bilinmektedir. Kalenin; kapı girişi üzerinde, mescit’te, doğu burcunda ve sarayın giriş kapısında olmak üzere çok sayıda kitabesi mevcuttur. Kale giriş kapısı üzerinde yer alan yazıtta Memluk sultanı Kalavun’un, mescitte bulunan yazıtta Melik Eşref Selahaddin Halil, sarayın giriş kapısındaki kitabede ise Melik Nasır’ın adları geçer. Kale içinde mescit, hapishane ve zindan, posta güvercinlerinin yetiştirildiği kule, sarnıçlar, hamam ve Kâhta Çayı’na (Nymphaios) inen gizli bir su yolu bulunmaktadır.

Cendere Köprüsü

Adıyaman iline 55 km, Kâhta ilçesine 20 km uzaklıkta bulunan köprü, Karakuş Tümülüsü’nün kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Kâhta Çayı’nın bir kolu olan Cendere Çayının en çok daraldığı yerde iki ana kaya üzerinde tek kemerli, 92 iri taştan yapılmış olan Cendere Köprüsü görkemli bir güzelliğe sahiptir. Köprünün sütunları üzerindeki yazıta göre, Roma Lejyonu Septimus Severus tarafından (M.S.193-11) eşi Julia Domna ve oğulları Caracalla ile Geta onuruna sütunlar konulmuştur. Geta’nın öldürülmesinden sonra kendisi için dikilen sütun ortadan kaldırılmıştır. Romalıların yaptığı ikinci en geniş kemerli olan köprü, 2004 yılına kadar her türlü araç geçişine açık halde iken, 2005 yılında yapılan yeni köprünün hizmete girmesiyle araç trafiğine kapatılmıştır. Köprü, depreme karşı korunacak şekilde, sütunlara ve köprüye esneklik payı verilerek inşa edilmiştir. 1997-1998 yıllarında restorasyon çalışmaları ile yenilenmiştir. Söz konusu tarihi köprünün Arsameia Antik Kenti’ne, Eski Kâhta Kalesi’ne, Değirmen Başı Mesire Alanı’na yakın olması ve Nemrut Dağı güzergâhı üzerinde yer alması önemini artırmaktadır.

Nemrut Dağı Ören Yeri

Karadut köyü sınırları içerisinde olup, Merkez ilçeye 77 km, Kâhta ilçesine ise 43 km uzaklıkta bulunmaktadır. Ören yeri, Fırat Nehri geçitlerine ve ovaya hâkim bir tepe üzerinde yer almaktadır. Dünyanın başka hiçbir yerinde görülemeyecek 8-10 metre yükseklikte heykellerini, hala keşfedilmemiş bir kralın mezarını, dünyanın en eski ve dev boyutlu horoskopunu (yıldız falı sistemini), eski Grek ve Pers sanatı stili karışımı yapıtlarını bünyesinde barındıran Nemrut Dağı Ören Yeri, dünyanın sekizinci harikası olarak da değerlendirilmektedir.

Kommagene Krallığı

İki bin yıldır güneşin doğuşu ve batışının en güzel seyredildiği yerlerden birisi olan Nemrut Dağı Ören Yeri’ndeki dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene’nin keşfine gitmek gerekir.

Kommagene Krallığı, Güneydoğu Toroslar’la Fırat Nehri arasında kalan, batıdan Kilikia, kuzeyden Kappodokia ile sınırlı bir bölgede kurulmuştur. Bu alan günümüzde Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş illerini kapsamaktadır. Asur ve Hitit egemenliklerini yaşayan krallığın Asur kaynaklarında, Geç Hitit Dönemi’nde “Kummuh” olarak adı geçmektedir. Büyük İskender’den sonra Selefkiler’in egemenliğinde kalmıştır. MÖ 162 yılında Mithridathes Kalinikos tarafından bağımsız bir devlet olarak kurulmuştur. Mithridathes, ataları olan Persleri, Makedonları ve bölgedeki diğer toplulukları bir araya getirerek kurduğu bu güçlü devlete Grekçe “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene adını vermiştir. Krallığın ilk merkezi Arsameia olup, başkenti Samosata (Samsat)’tır. Mithridathes’ten sonra başa gelen Kral I. Antiochos döneminde Kommagene Krallığı en görkemli devrini yaşamıştır (MÖ 69-36). Nemrut Dağı’nın 2150 m’lik doruğuna, gizemini hala koruyan tümülüsü yaptırmıştır. Bu dönemden günümüze gelebilen eserlerin büyük bir bölümü, I. Antiochos dönemine aittir. III. Antiochos’un ölümünden sonra, Tiberius zamanında bölge Romalıların eline geçerek Roma eyaleti haline getirilir (MÖ 17). Daha sonra kral olan Antiochos IV. Epiphanes’e, Roma İmparatoru Caligula Kommagene’yi geri verir (M.S. 38). Antiochos IV’ün ölümünden sonra, Vespasianus döneminde (MS 72) Kommagne Krallığı yeniden Roma İmparatorluğu’na bağlanır ve Suriye eyaletinin bir parçası olur.

Antiochos yeni düzenini kurmaya ilkin babası Mithradates Kallinikos için Nymphos Irmağı (Kâhta Çayı) kıyısındaki Arsameia (Eski Kâhta yakınındaki Eski Kale) kentinde tapınaksal bir mezar (Hierothesion) yaptırmakla başlamış, burayı Yunanca kült yazıları ve dinsel içerikli kabartma resimlerle donatmıştır. Daha sonra kendisi için, bölgenin 2150 m ile en yüksek noktası olan Nemrud-Dağ zirvesinde tapınaksal bir mezar yaptırmış ve burayı kendi adına kurduğu teokratik düzenin kült merkezi ilan etmiştir. Dağın tam zirvesine kayaya oydurarak yaptırdığı mezar odasını 150 m çapında ve 50 m yüksekliğinde bir tümülüs ile örttürmüştür. Tümülüs, doğudan, batıdan ve kuzeyden üç terasla çevrilmiştir.

Nemrut dağı doğu terası

Doğu terasında yaklaşık 10 m yüksekliğindeki tahtlar üzerinde sıralar halinde oturmuş dev tanrı heykelleri mevcuttur. Ancak günümüzde bu heykellerin baş kısımları teras alanına düştüğü için burada sergilenmektedir. Heykellerin yüzleri güneşe doğru bakmaktadır. Bu terasta sırasıyla Kommagene Krallığı’nın gökyüzü hâkimiyetini temsil eden koruyucu kartal, krallığın yeryüzü hâkimiyetini temsil eden koruyucu aslan, Kommagene Kralı I. Antiochos, Kommagene (Tyche), Zeus, Apollon ve Herakles heykelleri yer alır. Tahtların arkasında 237 satırdan oluşan Kral Antiochos’un dini ve sosyal içerikli vasiyeti (Nomos) bulunmaktadır. Terasın kuzey ve güneyinde Kommagene Kraliyet ailesi bireylerinin kabartma stelleri bulunmaktadır. Yine bu terasta heykellerin önünde ateş sunağı (Altar) ve onun yanında oturur biçimde bir aslan heykeli bulunmaktadır. Nemrut’ta güneşin doğuşu bu terastan izlenmektedir.

Nemrut dağı batı terası

Batı terasında ise doğu terasında olduğu gibi tahtlarında oturan dev tanrı heykelleri ile birlikte Kommagene Kralı I. Antiochos’un heykeli ve tanrılarla tokalaşma kabartmaları yer alır. Ayrıca burada astroloji ile ilgili bir aslan horoskop kabartması da bulunmaktadır. Aslan kabartması üzerinde yer alan ay ve yıldızlardan MÖ 7 Temmuz 62 tarihi okunmaktadır. Bu tarih Kral I. Antiochos’un tahta çıkış tarihidir. Nemrut’ta güneşin batımı bu terastan izlenmektedir.

Antiochos mezarı

Antiochos, tanrı heykellerinin oturduğu tahtların arka yüzüne 200 satır uzunluğunda Hellenistik üslupta bir kült yazıtı kazıtmıştır. Bu yazıtta tümülüsün içinde kendi kutsal mezarı bulunduğunu açıkça belirtmiştir. Kutsal dağın çevresini atalarının resimleriyle süslediğini yazıtta söylemekle birlikte, bu iş için hazırlanmış olan 85’e yakın taş stel ‘kuzey terası’ olarak adlandırılan sahada bugün boş olarak durmaktadır. Kendinden sonra gelecek kraliyet ailesi mensuplarını tapınağı güzelleştirmek, saygınlığını korumakla görevlendirmiştir. Tapınak sahasında sık sık dini törenler yapılmasını, bu amaçla gelen halka görevli rahiplerin kutsal masalar üzerinde bol yiyecek ve içecek ikram etmelerini buyurmuştur. Taştan yapılmış olması gereken bu kutsal masalardan da keza bugün iz yoktur. Aynı törenlerin, ülkenin çeşitli yerlerinde inşa ettirdiği kült merkezlerinde de yapılmasını emretmiştir. Tapınak kölelerini törenler sırasında müzik yaparak halkı eğlendirmekle görevlendirmiştir. Kral Antiochos, eserini tamamlayamadan ölmüştür. Yerine geçen oğlu her ne kadar babasını onun vasiyetine ve törelere uygun olarak tümülüs içindeki mezar odasına gömmüş ise de, inşaata devam etmemiştir. Doğu terasında henüz tamamlanmadan ve ait olduğu heykel üzerine konmadan bırakılmış olan Kral Antiochos’un başı bunun en kesin delillerinden biridir. Öte yandan, kuzey terasındaki 85 stelin işlenmeden bırakılmış olması ve yazıtlarda geçen, ‘kutsal’ taş masalardan en küçük bir iz bulunmaması, eserin inşaat halinde bırakıldığını göstermektedir.

Nemrut Dağı turları

Nemrut Dağı Ören Yeri’ne yapılan turlar; büyük tur, küçük tur ve normal tur olmak üzere üç ayrı şekilde yapılmaktadır.

  • Büyük tur: Güneşin doğuşunu izlemek için Adıyaman’dan gece saat 02:00’de hareket edilir. Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşu izlenerek, Arsameia, Yeni Kale, Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü gezilerek dönülür. Bu tur yaklaşık 5 ile 6 saat arası sürmektedir. Güneşin batışını izleyecek olan ziyaretçilerin, Adıyaman’dan saat 14.00’te, Kâhta’dan ise saat 14.30’da ayrılmaları tavsiye edilir.
  • Küçük tur: Yalnızca Nemrut Dağı’nı kapsayan turdur. Kommagene Uygarlığı’nın diğer kalıntıları görülmediği için yaklaşık 4 ile 5 saat arası sürmektedir.
  • Normal tur: Güneşin doğuşunu ve batışını içine almayan turlardır. Genellikle sabah saatlerinde çıkılmakla birlikte günün her saati uygundur.(Abdurrahman Cebe-YLT)